29 Mart 2026 Pazar

Sufle Severler Sahnesi - Suçun Şahsiliği (Ergün Kazanır) Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili ve Kitap Hakkında Bilgi


Kitabın Adı: Sufle Severler Sahnesi - Suçun Şahsiliği

Kitabın Yazarı: Ergün Kazanır

Kitap Hakkında Bilgi:

BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN...
Ama birimizin yanlışı, neden hepimizin cezası?
Sınıfta duyulan küçücük bir fısıltı, tüm sınıfın hayallerini suya düşürünce Yiğit bir şeyi fark eder: Kurunun yanında neden hep yaş da yanıyor?
Okul koridorlarından tiyatro sahnesine uzanan bu macerada Yiğit, sadece rolünü ezberlemekle kalmayacak; haksızlığa karşı oyunun kurallarını yeniden yazacak! Mutfaktaki çikolatalı suflenin kokusu, sahnedeki suflörün fısıltısına karışırken Adalet Sınıfı hiç unutulmayacak bir gösteriye imza atıyor.
Perde açılıyor! Bu kez sahnede sadece oyuncular değil, adaletin ta kendisi var.
(Tanıtım Bülteninden)

Bir eylemi suç yapan nedir? Kime suçlu denir? Suç işlemekle hata yapmak arasında fark var mıdır Suçlu hissetmek ne anlama gelir? Suçlu hissetmenin olumlu olabileceği durumlar var mıdır? Suçun dereceleri var mıdır, varsa kim belirler? Suça ortak olmak nedir? Ne yaparsan suça ortak olursun? Suç ile ceza arasındaki ilişki nedir? Bir suçun cezasını belirleme koşulları nelerdir?
Her sorunun kesin bir cevabı olamakla beraber yeni soruların kapısı açılıyor.

Kitabın Konusu:

Kitap, evrensel bir hukuk kuralı olan suçun şahsiliği ilkesini okul koridorlarından tiyatro sahnesine uzanan, mizah dolu ve sürükleyici bir dille ifade ederken yetişkinlerin de hata yapabileceğini ve bu hataların nezaketle ve doğru iletişimle düzeltilebileceğini anlatmaktadır.

Kitabın Özeti:

Yiğit ilkokula giden bir çocuktur. İngilizce dersi öğretmeni Adem beyin kulakları radar gibidir. Sınıftaki en ufak bir sesi bile duymaktadır.

Yiğit ve sınıf arkadaşı Mustafa derste konuşurken ingilizce öğretmenleri Adem bey sesi duyar ve sessiz olun diye bağırır. Adem bey "Çocuklar, sınıfta çıt çıkarsa ne olur?" diye sorar. Öğrenciler hep bir ağızdan "Ceza alırız öğretmenim." diye cevap verir.

İkinci derste öğrenciler çizgi film izleyecektir. Ama bazı öğrenciler konuşmadan duramaz ve Adem öğretmen bu yüzden "Çizgi film falan yok!" der. Bütün ders öğrenciler deftere yazı yazar.

Bunu duyunca sınıfın havası patlak bir futbol topu gibi söner. Sınıfta Merve dayanamayıp "Ama öğretmenim, ben ağzımı bile açmadım ki! Neden ben de ceza alıyorum?" der. Adem öğretmen "Sınıf bir takımdır Merve" der. "Biriniz hata yaparsa cezasını hepiniz çekersiniz." Yiğit içinden "Bu hiç adil değil!" diye geçirir. Arka sıralardan bir öğrenci “Yine izleyemedik, aferin size!” diye söylenir. Mustafa sınıfta oyun bozan öğrenci durumuna gelir.

Sınıftan Yağız, Yiğit ve Mustafa'nın yanına gelerek takmayın kafanıza biz öğrenciyiz robot değiliz der. Betül ve Merve çizgi film izleyemedikleri için üzgündür. Mustafa bütün sınıfın kendisine küseceğini düşünerek üzülmektedir.

Bir sonraki ders, okulun en renkli öğretmeni Ergün Öğretmenin dersidir. Ergün öğretmen öğrencilere 24 Kasım gösterisini kendilerinin hazırlayacağını söyler. Sınıf buna çok sevinir. Sınıfa düşen güzel bir tiyatro gösterisi hazırlamaktır. Ertesi gün herkes Ergün öğretmenin yönledirmesi ile tiyatro konusunda araştırma yaparak okula gelir.

Yağız tiyatronun Antik Yunandan beri var olduğunu söyler. Mustafa ezberlenecek çok şey olduğunu söyler. Betül korkma Mustafa biz sana "Sufle veririz." der. Mustafa "Sufle mi, çikolatalı mı?" diye cevap verir. Betül tiyatroda suflenin ezber unutulduğunda sessizce unutan oyuncuya fısıldamak olduğunu söyler.

Yiğit ve arkadaşları tiyatroda haksızlığa karşı suçu, suçluyu, suça ortak olmanın ne demek olduğunu anlatan güzel bir gösteri ortaya koyarak bütün okula güzel bir gösteri sunarlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder